SABRİ KARAGÜLLE |ULUBATLIHASAN | KARAGÜMRÜK | VEFA LİSESİ | TIP FAKÜLTESİ | 69 TIP MEZUNLARI | albüm çeşitli

ULUBATLIHASAN

resim_008.jpg

resim

aşağıdan yukarı-sagdan sola

Kadir Uslu-Suna-?-Güler-?-?-?-Fatma Çelikmakas-Behice

Ögretmen Baha Arıkan-Luna-?-?-?-?-nezihe

?-?-ayten-?-?

Moiz-Necdet-Sabri Karagülle-Cengiz-Behçet-Hasan

?-?-?-?-?

Hademe-?-Sevim Çakır

20/05/1957 Pazartesi Okul bahçesinde bir kısım sınıf arkadaşlarımla


ULUBATLI HASAN İLK OKULU


Balat'ın üstünde Mollaaşkı semtinde Haliç'e tepeden bakan semtte bulunan ilk okul zamanın o çevredeki tek ilk okulu idi. Birinci sınıftan itibaren her sene bir başka öğretmende okudum. Adnan Bey, Suat Bey ile Baha Arıkan hatırlayabildiğim öğretmenlerim. Sınıf arkadaşlarımdan resimde olmayan hatırladığım kişilerden; Muhittin (çok iyi karakalem Tommiks-teksas kahramanlarının resmini yapardı), kardeşi Osman (ağabeyinden daha uzun boylu idi), Timur (evi okulun hemen yakınında idi) ve hala görüşebildiğim tek arkadaşım avukat Şeref Akbulut var. Behçet'le Behice kardeştiler. Kadir'in ağabeyinin Balat'ta dükkanları vardı. Sanırım okumadı, o dükkanlardan birinde ticaretle ugraşıyordu. Luna'nın Leman adında bir kardeşi vardı bizle beraber okuyan. Suna sınıfta ağır başlı çalışkan kız arkadaşların önde olanıydı. Güler sanırım asker kızıydı ve sınıf birinciliğinde iddialıydı, ailesi okul aile birliğinde idi hatırladığım kadarıyla. Baha öğretmen Cumhuriyet Gazetesine makaleler yazan iddialı bir öğretmendi. Adnan öretmen'i emeklilik yıllarında Fatih Çarşamba'da görmüş elini öpme şansım olmuştu. Suat Bey'in karizmatik bir görüntüsü vardı. bana isim yazmaya yarayan o zaman için ve benim için çok kiymetli olan bir alet hediye vermişti, çok sevinmiştim okumaya teşvik eden vazifesini ciddiye alan bir öğretmen olarak bilinirdi herkesce. Hepsi nur içinde yatsın. Resimdeki Moiz'in şapkasının okulla ilgisi yok. Saçkıran olmuştu. Sonra Necdet'te oldu. Necdet'e ilerki yıllarda Karaköy-Kadıköy vapurlarında sandviç satarken rastlamıştım, iyi arkadaştık sonra ne oldu bilmiyorum herkes gibi koptuk yıllar içinde. Cengizle Vefa Lisesinde'de ayrı sınıflarda beraber okuduk. İktisadı bitirdi sanırım. sonraki yıllarda Eyüp Belediyesinde çalıştığını, oradan emekli oldugunu, halen namazında niyazında eski mahallesinde ikamet ettiğini Şeref'ten duyuyorum. Behçetin ne yaptığını bilmiyorum. Behice eşimle Sultan Selim Kız Enstitüsünde okudu. Hasanda Şeref'in akrabası. İktisat mezunu, şimdi emekli sanırım.
İlkokul'la ilğili çok şey yok hafızamda. Müşterek anılar yok denecek kadar az maalesef. Ben yavrukurt olmuştum. Musamerelerde Cengiz dansta iddialı olduğunu söylerdi. daha o yaşlarda kız arkadaşların beğenisini kazanmak için yarışırdı.Ben hep olduğum gibi mütevazi idim. Gene de arkadaşlarımla aram iyi, arkadaşlığım ayrıcalıklı idi. Yavuz' u unuttuk. Sur dibinde babası bahçevanlık yapardı. hatırladığım kadarıyla mezuniyet gününde annesi ile ablası börek-çörek getirmişti. Yavuz güzel bir çocuktu, göçmendi, ne de olsa avrupalı idi kibar centilmen bir yapısı vardı. Neden bilmem Cengiz bizi kapıştırmış nerde ise kavga ettirecekti.Yumurta savaşı falan hep benim dışımda bana kötü imaj kazandırmak için yapılan şeylerdi gibi geliyor bana. Bu yüzden baş öğretmenden ceza alacaktık nerdeyse, ama galiba Baha Bey? den cetvel dayağı yemişmiydik? tam hatırlamıyorum. Hatırladığım; böyle bir olayın içinde görünmekten ve maksadı aşan böyle bir şakadan dolayı utandığım ve üzüldüğümdü.
Okulla ilgili hatırladıklarım bu kadar. O zamana ait manzaralar var hafızamda.
Önce Balat iskelesine yakın, minaresiz caminin (daha sonra müezzin Mehmet Zeki' den kuran kursu aldığım, camından ezan okududuğum cami) karşısında oturduk. karşımızda Alap'lılar kahvesi vardı. Balat tersanesinde ( Balat vapur iskelesinin yanındaki) çalışan Alaplılar geldiği için öyle anılırdı. O yıllarda yaz tatillerinde Ferruhkahya camiinde kuran kursuna gidilir, boş vakitlerde'de çocuklar Abdurrahit Turan..hayatta var yüz paraya iki tane beş dört tane on diyerek bir tavla büyüklügünde elde taşınan tezgahlara dizilmiş şeker satarlardı. Yavuz'ların bostanının yanındaki meşatlıga top oynamaya gider, surların üzerinde uçurtma uçurur, sur içinde meşalelerle geziler yapar birbirimizi korkutmaya çalişırdık. Salı pazarının başında bedava belediye hamamı vardı. Adalet battaniye fabrikasının arkasındaki saha'ya Süreyyapaşa denirdi. Fabrikaya ismini veren Adalet hanım; benim şu an çalıştıgım Süreyyapaşa hastanesini SSK' ya bagışlayan Süreyyapaşa'nın eşi idi. Oradada top oynardık. Kaleci Ömer o fabrikada çalışırdı. Adalet futbol takımı vardı. Yazlık sinemalar Mehtap Sineması, Çiçek Sineması, kapalı Milli Sinema vardı. Gazete ilanlarında oynayan filimler Şehzadebaşı sinemalarının sonunda "ve Balat Milli'de" diye yazar semtimizin adı geçtiği için sevinirdik.Tarzan filimleri, Herkül, Maşist filimleri, Samsun ve Dalila zamanın filimleri idi. Uzun süre oynamasına rağmen Avare filmine bilet bulunmazdı. İş Bankası Daire ikramiyesi verirdi. Ekmek 30 kuruş, gaz yagı 31 kuruştu. Ekmeğin karne ile verildiği zamanlar daha küçük yaşlarda idi ama hatırlardık. Kenarları tırtıklı delikli bir kuruş, delikli yüz para vardı. Benim nufus kağıdımda civi verildi diye mühür var, karne ile verilirmiş demek, ben hatırlamıyorum. Komşularımız hep gayrı müslimdi, Aynı mahallede rum, yahudi, ermeni birarada otururduk.Hiç sorunumuz yoktu. 6-7 Eylül hadisesinde komşularımızı koruduğumuzu hatırlıyorum.
Sokak arkadaşım pek yoktu. Ağabeylerimin arkadaşları benimde arkadaşım gibi idi. abimlerden bana kalan arkadaşım Yaşar Özkanla samimi arkadaştık.Sokaklarda top, saklanbaç, kurtarmaca, topaç, misket oyunları oynardık.
İlk okula başladığımda; Balat karakolunun iki sokak üstünde, köşesinde şekerci Necdet'in bulunduğu Kasım Günani Mahallesi Çilingir sokak 16 numarada oturuyorduk. Okula yürüyerek giderdik. Kışın, yokuş olan okul yolunda çantalarımızı kızak gibi altımıza alır kayardık. Ben ilk okula 1952 senesinde başladım. Okul numaram 339 tu. 1957 de mezun oldum. O yıllarda olan bitenler sınıf arkadaşlarıma birbirlerini hatılamada yardımcı olur diye yazdım bunları.
İlk okul bittiğinde un fabrikasının yanındaki Ermeni Klisesi ve Mehtap sinemasına yakın, Yusuf Sucaettin Camii'nin karşısında oturuyorduk. Köşede çeşme vardı.Sakalar evlere eşşeklerle su taşırlardı. Bir saka; burnunda şark çıbanı izi vardı belliki Gaziantep dolaylarındandı,eşşeğini lütfen diye çagırırdı. Eşşek ne anlar diyenlere; ben insanlığımı yapayım o ister anlasın ister anlamasın derdi. gerçektende eşşekte lütfen demeyince gitmez veya durmazdı. Çeşmenin karşısında kömürcü dükkanının yanında gazeteci Sabahattin Abi çocuklara gazete sattırırdı. Mahalledeki her çocuk satmıştır. Sabahattin Abi'nin oğlu Yavuz arkadaşımdı. Hürriyet, Cumhuriyet, Vatan, Tan Dünya.. Hergün var Hergün diye zamanın gazetelerini sokak sokak bağırarak satardık. Cep harçlığı çıkardı. Fatih'lere kadar giderdik. Herkesin müşterisi sokağı ayrıydı.
Arkadaşım; o yıllara ait anılarla ve ilk okulla ilgili hatırladıklarınızla.. GÜNCEL VE FORUM'da görüşelim.
Hepinizi 46 yıllık özlemle selamlıyorum. Sağlıklı ve mutlu yaşam dileklerimle.... hoşcakalın!!...
---------------------------------------------------------------------------

gazete.jpg

img0000

nazif ekmekçiden ses geldi almanyada yaşıyormuş aklımda doğru kalmış..
yanlız benim un fabrikası diye söylediğim deterjan fabrikası imiş belkide yan yana iki fabrika vardı..

turhan caner2. sıra sağ başta

turan2.jpg

turhan caner in albümünden

2008_0509lisesivefa0044.jpg

Yaşar Özkan siteye girmiş;
o günlere ait resmimiz yok ama 2 sene öncesine ait var

FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ!

ÖLÜ YAŞIYOR....

TURHAN CANER (ÖLÜ)ARADI..;
KANADADA YAŞIYORMUŞ..
YAZISI VE RESMİ AŞAGIDA.

KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDİYOR BUNDAN SONRAKİ YAŞAMINDA SAĞLIK VE MUTLULUKLAR DİLİYORUM.

turhan.jpg



Sabri Kardes;

Iste ULUBATLI HASANIN arki. Hep orada kaliyorsun yani hic degismiyorsun. Sen doktorsun bunun tibbi tabirini bilirsin.(ilk cumledeki arki farkidemektir)
Ne olursa olsun. SEN kirk sene once ne isen bugunde osunya bu bana yetti. Bundan oyle memnun oldum ki Gazap Uzumlerinden daha kalin bir kitap yazabilirim.

O kitap da PAMUK ORHANin kitabi gibi Nobel alir. Yanliz Sadan Babayi yanlis tarif etssin onu ne yapacagim bilemiyorum. Harun ile bu iste nasil anlasabiliyorsun merak ettim dogrusu. Gelelim bizim ressam Muhittin Tepelere. Muhit tepeden tirnaga hayati roman bir insan. Inan bana senin bahsettigin DNA Muhittini cozemez. Hayret(matamatikci)bana
PROBLEMgibi adamsin derdi.Muhiti tanisa idi hocajigi birakirdi.Muhit simdi Fransada yasiyor.Tabii hayatta ise.Yirmi senedir haber alamiyorum.Osmandan dahaberim yok.
1977 de izine gittigimde babamlar Findikzadede oturuyordu. Ucaktan inip eve geldikten birkac saat sonra mahalleye topukladim.Edirnekapidan yuruyerek Tekfursaraya geldi
Adil karsimda. Oda beni goruncesasirdi. Hi huy falan . Biliyormusun Muhit intahar etti dedi.Ne zaman. Dun aksam. Baktiki heyecanlandim. Olmedi pust dedi. ama az once benden yedigi dayaktan olmezse yus sene yasar dedi.Adil evden cikiyor bakiyorki Muttinlerin evin onunde kalabalik var.Mutin annesi Adili gorunce cagiriyor durumu
anlatiyor.Muhit mahallede bir Hoca hanim var. Onunda guzel bir kizi var.Bu kiza tav oluyor.Ana kiz yasan cok iyi insalar.Kadin din dersi vererek yasamini kazaniyor.
sidi hatirlamiyorum herhalde Muhit kizi istetiyor. Muhit dunya iyisi bir insan. Ama o mahallede kimse Muhite kiz vermez.Ve o aksam on onbes gripin icip intahara girisiyor
Muhit aga. Annesi vaziyete uyanip bir taksi ile cerrahpasaya goturup kurtariyorlar.Dr.Muhite soruyor neden bu halti yedin diye.Yasadigindan cok mutsuz muhit Dr.a ters
cevaplar veriyor Dr iyi ozaman seni timarhaneye gonderiyorum deyince muhtin dili aciliyor ve butun ask hikayesini dokuyor ortaya. Adil annesine soruyor nerede o diye
Annesi icerde kendinden gecmis yatiyor diyor. Iceri giriyor ne ulan bu halin diye soruyor Adil.Bu basliyor bittim tukendim yasamak istemiyorum edebiyatina.Adil belinden
palaskayi cikariyor yermisin yemezmisin.Bu ciyak ciyak bagiriyor. Millet iceri giriyorki Adil,Muhiti gbertiyor.
Sadece benimle hepsi basli basina bir hikaye yuz tane anisi vardir muhtin.
Ya Fuat Polat kelimelerle anlatilamaz bir fazilet abidesi. Oralarda kalmamizin oralardan ayrilamamizin yegane sebebi.Bunu biliyoruz ve soyluyoruz. Fuatin abisi Ibo
Ulubatlidan sinif arkadasim. Ev odevleri yapardik evlerinde. Yetimdiler annesi adalet fabrikasinda calisirdi ve cicek gibi bakardi evlatlarina. Bol etli ne kurufasulye pilav
yemisimdir ben onlarin evinde omrum boyunca unutamam.Ehhh 55 sene unutamadigima gore...Sukru isminde(ulubatlidan)arkadasla telefonla gorusurum sizin devredendir
Simdiki I inci ordu komutani Fethi Pasanin kardesi Pasa da ulubatli ve karagumruk ortadan benim devreden. Balatta ayakkabici Erol vardi.Senin abinin arkadasi olabilir
Gecen yaz vefaat etmis TElefonda Sukru soylemisti.Cenazeye gidiyor sukru.Namazi kildiran imam bir ara sukrunun yanina gelip beni tanidizmi diye soruyor.Biliyorsun
Vefada okurken fuat bizim okulun tek sampiyonu idi.Kulelili Imam hatipli ile guresirken imamlar kendi pelvanlarina haydi Dursun allah bizle beraber diye tezahurat yapinca
kavga cikti.Fuat Altinaydan imamlarin akadasi.Kuleliler Fuati da duzeltecekler sukru Fuati kulelilerinelinden kurtarmisti.Onu hatirlatmis.Ama Sukru hatirlamamis.Ben
bugun gibi hatirliyorum.Senin anlayacagin Fuat simdi evlerinin yakinindaki caminin imami.Belkide senin bahsettigin Ermeni klisesinin yanindaki kucuk camidir.
OKULUM SAN VERMISTIR BUYUK FATIHE/ ADI ILE ANILIR ULUBATLI DIYE/ OTUZ KAHRAMANLA ATILDI ONE/ SANLI BAYRAGIMIZI DIKTI KALEYE...
Oteki mailde deHUSNU KIZENDEN ve digerlerinden bahsederiz.Haruna cok selamlar eder gozlerinizden operim turhan caner



TURHAN CANER İN KATKILARI SÜRÜYOR;
TEŞEKKÜR EDER DEVAMINI BEKLERİZ

turan4.jpg

turan5.jpg

ÖLÜ KARDEŞ
2-3 yaş bir fark olsada samimiyet açısından helede 60 lı yaşlarda abi muhabbetine girmeyi doğru bulmadım.
birde ölü abi iyi gelmedi bana vede herkes seni ölü turan diye tanır hatırlar. sen yazınca hatırladım en az 50 yıl geçmiş aradan. Fuatın evinde bende yemek yedim.yokuşun kenarında evleri vardı mehtap sinamasına sapagında. allah rahmet eylesin annesi hiçbir arakadaşı yemek yemeden salmazdı..
2-3 ay kadar önce Fuat ı gördüm. kardeşimin kayınpederinin cenazesinde ermeni kilisesine 100-200 metre mesafede ferruhkahya camiinde cemaat arasındaydı...konuştuk eski günlerden..
o arada bir haruna ugrarmış.
FUAT ın o güreşini bende çok iyi hatırlıyorum.
vefada okuyorduk.
altınay kulübünde necdet uçar çalıştırıyordu..
rakip uzun boyluydu. fuat açık ara güreşi götütüyordu.
güreş ayakta devam ederken nasıl oldu fuatın bir boşluğundan istifade ayakta kafayı kaptırdı ve tuş oldu hep beraber kahrolmuştuk..
o maçtan sonra bi daha toparlanamadı agrına gitmişti onunda..

diğer arkadaşlarla ilgili hatıralarda buluşmak üzere.hoşkal hoşçakal..







RESIM 1

Soldan saga yalcin ,turgut, arif, osman,ercan,ekrem
oturnlar erdin,MUHITTIN,osman,mustafa,sait. metinspor formasiyla.




RESIM 2

Ayakta yavuz en sagda Camspor'un formasiyla

Sabri kardes;
Flash haberini okudum. Seni
mail'ine baslama sikintisina soktugum icin uzgunum.
Eger Mandalike amca demiyorsan bana hitabetinde sakinca yoktur.
Yeterki Turkceyi ',gusul aptesini ogrenmenin etkisile sagdan sola yazmayasin.
Sana bugun biraz Mesatlik ve Yavuzdan yazacagim.
Saban aga ve hatce hanimin oglu Yavuz 18(onsekiz) kardesin 13uncusudur.
Saban aga gunun 24 saatinin en az 18 saatini calisarak geciren bir adamdi.
Onsekiz cocugu olduguna gore geri kalan alti saatin iki saatini cocuklar!
icin calissa,4 saat uyuma vakti vardir.
Saban aganin islerinden biri Hatce hanimin yaptigi yagli borekleri satmakti
Saban aga borekleri satarken Balkan aksani ile alin be HOSAF HATCEnin
pamuk ellerindendir bu borekler diye de reklamini yapardi.
Eh o boreklerden yemek sanada nasip olmus. Afiyet olsun.
Saban aga gelene kadar oralari copluk idi. Dusun iki bin senelik bir tarih copluk.
Kari koca gece gunduz calisip piril piril bahcelik yapti o coplugu.
Dusun o kucucuk gecekonduda yirmi insan
O sebepten takim resminde gorecegin gibi Yavuz insanlardan
uzakca dururdu takimda resim cekilirken bile hani kibarlikla
pek alakali degil. Ne gezer bizim oralarda kibarlik Wild wild west idi bizim oralari. Oyle degil mi?
Belli ki 40-45 senedir Mesatliga ugramamissin. Bizim top
oynadigimiz surlari korumak icin yapilan su kanallarina yikilan
Halic cevresinin artiklari doldurulup bir tarih yok edilmis.
Tarih kendine ihanet edenlere karsi cok zalimdir. 2000 sene
Istanbulu elinde tutan Rum'a acimadan Istanbul'u bize (Turklere)
teslim etti.
90 sene once Istanbul'u kaybetmemize ramark kalmisti
Ataturk Tarihi ikna etti.Tarih de kendisinin gelmis gecmis en
buyuk bu liderine o sansi verdi. Ataturk'un yaptiklari tarif
edilmez. Yasanir, buymus dersin.VE yegidi oldur hakkini ver.
Gercek anlamda Ataturk devrimlerine sahip cikan tek kurum
Ordu olmustur. Elbet ki ordu desteksiz demokrasi.O bir UTOPYA dir. Demokrasinin babasi USAda Bush efendi
PANTAGONA sormadan tuvalete gidemez. Bugun Amerikali
olmus susak agizli 40 nesil Amerikali imis gibi askerine sahip
cikar.



me_atl_k.jpg

me_atl_k1.jpg


Sabri kardes;
Mesatlik katliami huznumden kaynaklanan endiselerime gostermis oldugun
sabirdan dolayi asil ben sana tess ekkur ederim. Bosuna mi adam aman
doktor canim cicim doktor derdime bir care diye unlu sarkisini yazmis. Doktor
dedimde; 1968 de askerden dondukten sonra Fatih'teki MUGE dugun salonunu
kahve yapmistim. FATIH KIRRAATHANESI. Burasi bizim Vefa'lilarin lokali gibi bir
yer oldu.Senden iyi olmasin adini yanlis hatirlamiyorsam Omer isminde tip fakultesinde
okuyan rahmetli Aykut Bodur,Husnu Kizen,Yalkin SAGLAM, ,FiKRET, iHSAN,Pic Sina'nin
arkadasi cok degerli bir arkadasimiz vardi.Benim kahve zaten HABABAM SINIFINin okul disi
ve daha azginca devami idi. Muhakkak doktor olmustur da nerelerde acep.Bir SOL-la istesek
verir mi acep.
Aykut Bodur'la bir ara dugun salonunun gelinlik odasini Vefalilar dernegi yapmak icin ugrastik olmadi.
Aykut olene kadar benim hep vefali dostum vekardesim olarak kalmistir.Allah gani gani rahmet eylesin.
Vefa Lisesi, Ulubatli'dan geri kalmaz benim yasantimda.Pek cok arkadasin yasantisinda da boyledir.
Sabri, sayet yanilmiyorsam ve meslektasin Omer'i taniyorsan ,kara haberi vermek sana dusuyor!
Olumsuz(O ustu noktali o dur U larda oyle) ZAMBI, Mesatlikta Halic'ten getirilen coplerin altinda
can verdi. No more Zambi.
Omer'i bulursan Zambi'yi anlatir sana. Biraz da Fatih kiraathanesini. Unutmamissa tabii.
Ben, senin mail sayfanda Ulubatlililarin, Karagumruklulerin, Vefa'lilarin bir ani kosesi acmalarina onayak
olmak istiyorum.
Hep soyluyorum hep de soyleyecegim. Tarihine sahip cikmayan tarihten silinir. Anilar da kisilerin tarihidir.
Aynadir anilar.Buruk olani ile mutlusuyla. Ayaklari yerden kesilen kisinin ayaklarini yere ancak anilari koyar.
Kendine getirir. Onun icin anilar cok onemlidir.
Bekleyelim gorelim.

tuncer-sabri

turan aga tanıyabilecenmi bakalım
tanıyamazsan resim üzerine tıkla

üstümüzdeki gömlekler aynı kumaştan;
sanırım yücel le yurdaerinde ayni gömlekten vardı..

nuri sesigüzelinde varmıydı tam hatırlamıyorum..

talip özkan da kısa bir süre surdibindeki evlerinde bir odada kaldıydı..

TURAN AGA DAN ANILAR DEVAM EDİYOR

VEFALI MÜCAHİTLER
O zamanlar daha Karaoglan yoktu. Eco bile yoktu. Hatta Karaoglan flimi olmadigi gibi
flime afislerle aktor bile aranmiyordu!..
Sene 1961 nisan yada mayis ayi. Ingilizce dersinde 5 Ed.B nin Ingilizce okuyanlari 5 Ed.A
sinifina giderdi. 5 Ed. A da Fransizca okuyanlar da 5 Ed. B ye giderlerdi. Ingilizce Hocasi APOSTOL
lakapli Ibrahim Ozgur idi. Girgirin bol oldugu derslerden biri idi Ingilizce.
Birgun dersin ortalarinda kapi acildi bizim FISEK(ugur dundar)la AT zeki kapiya dikildiler. Fisek; arkadaslar
kahpe RUMlar Kibris'ta kardeslerimizi katletmektedirler. Daha fazla duramayiz sesimizi duyurmaliyiz. Vefa
disari diye bir nutuk atti.
Apostl hemen kapiya kosup eli ayagi ile blok koydu kapiya.Ben kapiya gidip ugur'a, girgir mi lan yoksa ciddi mi
diye sordum. Ciddi dedi. Yemin et dedim. Valla ciddi dedi.
5 Ed. A merkez binada ilk katta soldaki ilk sinif idi. Caddeye bakan buyuk ve tek cami vardi. Camin yerden yuksekligi
iki metreden daha az idi. Cama gittim bir kanadini actimki 5 Ed,Ada okuyan ve Ingilizceyi atmasyondan Texsas sivesile
okuyan Hasan atlayiverdi camdan. Arkadan ben .Ihsan, Ibo,Baykal derken Apostol cama gelince geri kalan kapidan disari
Tabii o hengamede butun okul disarida. Dava milli bir dava.
Oyle durumlarda organizeye gerek yoktu o zamanlar. Istikamet belli Ataturk. Tabii ki ne kadar kalabalik gidersen Ataturk'e
daha sirin gozukucegimizi dusundugumuzden KONVOYU Pertevnihal Lisesi'nin onune goturduk. Pertevnihal disari sologanlari
atmaga basladik. Tabii ki oradaki ogretmenler de Apostol gibi direndiler ilkonce.
Bizim Ugur meshur oldu ya. Her meshur gibi hayatini anlatiyor. Edebiyat hocasi Fikret Atesi davet ediyor programina ve o programda
okuldaki bir sabikasindan dolayi Fikret hanimdan ozur dileyip elini opuyor. Normal olarak ozur dilenen olay olarak bu olay akla gelir
Gerci olay milli bir olay. Oyle ise ugur efendi nicin bu olaydan hic bahsetmez!
Biz gelelim Pertevnihal lisesine.Yarim saat icinde Pertevnihali de bosalttik.Kibris bizim kanimiz feda olsun canimiz. Katil Rum solaganlari
atarak Taksim Ataturk anitinin yolunu tuttuk.
Bozdogan kemerini epeyce gecmistik. hemen hemen Unkapani koprusune yaklasmistik ki yanima 40-50 yaslari arasinda takim elbiseli
bir adam geldi 'delikanli bu isler bayraksiz olmaz; git okuldan bayrak getir' dedi. Sahi ya amca dedim ve okula topukladim.
In yok cin yok okulda. Hocalar toplantidalar. Bir iki hademeye sordum bayraklar nerede diye bilmiyorlarmis. O arada bedenci Ibo'yu okuldan cikarken gordum
kosup yakaladim. Aman hocam bayrak bul bana dedim. Megerse bayraklar spor salonunun dolaplarinda imis. Ibrahim bey'le
spor salonuna gittik ve bayraklarin oldugu dolabi acti. Iste sana bayrak dedi. En buyugu olsun hocam dedim. Ne bileyim bak ve en buyugu hangisi ise al dedi. Bayragi kaptim ve geldigim suratle geri dondum kafileyi TASKIZAKLARin onunde yakaladim. Taskizaklarin karsisinda
kagir 3-4 katli eski Istanbul evleri vardir. Bunlarin hemen hemen tamaminda Ermeni, Rum, ve Yahudi azinliklar otururdu. O evlerin birinin
onunde 25-30 yaslari arasinda bes alti kisi;ben konvoyun bayragi acarken ya ya ya - sa sa sa olu olu cok yasa diye babalanmaga milli
davamizin mucadelesindeki bu sululuga reaksiyona davrandigimda simdi hatirlayamadigim bir arkadas kolumdan kavradi "aman Turan
onlar aynasiz seni iceri almak istiyorlar" dedi ve beni durdurdu.

BEN BU OLAYI ŞEREF AKTUNADAN DİNLEMİŞTİM..
İLK AĞIZDAN BİR BAŞKA OLUYOR TABİİ..(SABRİ)





sabrikaragulle@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın